Ayrancının Gelişimi

1-AYRANCIYA TATARLARIN YERLEŞMESİ :

 Osmaniye'nin Kuruluşu Osmanlı padişahlarından 2.Abdülhamit ve Rus çarlarından Nikola ile yapılan anlaşmaya göre Kırım'dan Osmanlı topraklarına göç etmek üzere 210 hanelik bir grup İstanbul'a gelmiştir. Tatarca da da orman manasına geldiği için, zamanın görevli memurlarına Bizi dağa yerleştirin demişlerdir.Bunun üzerine Marmara Bölgesine yerleştirilmek istenmişse de itirazlar üzerine İç Anadolu Bölgesinin güneyi, Konya İlinin güneydoğusu, Ereğli İlçesinin güneybatısında yer alan mevkiye yerleştirilmişlerdir. 1903 yılına kadar Üçharman (Divle) köy çiftliği durumunda olan Ayrancı'ya Osmanlı Padişahı II.Abdülhamit' in yaptığı anlaşmayla getirilen Kırım Türklerinden 210 hanenin yerleştirilmesiyle bugün ki Ayrancı ilçe merkezinin bulunduğu yere Osmaniye kurulmuştur. Ayrancının ilk adı Osmaniyedir. Nahiye merkezi olan Divle'nin halkı civar köylere dağıtılmıştır. Bundan sonra nahiyelik 1913 yılında Osmaniye'ye geçmiştir. 1923 yılında buranın adı Ayran Dede adlı bir efsane nedeniyle Konya İl Genel Meclisince Ayrancı olarak değiştirilmiştir.
 

2-AYRANCININ NAHİYE OLUŞU : Ayrancı'nın bulunduğu yerler Divle halkının çiftliği olarak kullanılmaktaydı. Ereğli ilçesi Kaymakamı, ilçenin eşraflarından Mustafa Gökbudak ve Salim Erel buradaki arazi sahipleriyle temasa geçerek arazilerini bağışladıklarına dair teminat almışlar. Böylece Kırım dan gelen Türklere ellerinden gelen yardımı yaparak 1903 tarihinde iskan ettirmişlerdir. Her aileye ev yeri, tarım ekimi için 40 dekar, bağ ve bahçe yapmak için de 8 dekarlık yer veriliyor. Evlerin kerestesi Bozantı dan getirtiliyor.Yapım işi için ise müteahhitler yollanıyor. Bu evlerin yapılmasına kadar halk çadırlarda ve kayaların altındaki inlere sığınmışlar, her ne kadar göçmenlerin beslenmesi için devlet yardımı yapıyorsa da bu kafi gelmiyor. Burada bulunan Divle halkı her zaman olduğu gibi konut ve yiyecek yardımını esirgemiyor. Bir taraftan yapılacak evlerin sokak ve caddelerinin planı yapılıyorsa da, bu geniş yerde etrafı bahçeli evler yapılması imkan dahilinde iken, arkalı, yanlı ve birbirine dayalı hiçte kullanışlı olmayan çevresindeki köylerin ev yapı tarzlarında da olduğu gibi aralık, bir odadan ibaret toprak ahşap evler yaptırılıyor. O zamanın ihtiyarlarının anlattıklarına göre müteahhitle zamanın yaptırıcıları anlaşarak devlet hazinesince her evin maliyet bedeli olarak 20 altın, bahçe ve arazi bedeli de 10 ar altın aldıkları halde, ikişer altına mal edip yerleştiriyorlar. Hem inşaatlarda halkta parasız çalıştırılıyor. Çalışmalar bittikten sonra "Osmaniye Köyü" adı altında Divle nahiyesine bağlanıyor. İlk muhtarı Ceyhanlı Hasan Efendi'dir. Daha öncede anlattığımız gibi çiftliklerin Divle'ye ait olması nedeniyle ve Dokuzyol, Höyükburun, Saray, Musa Köyü Kale, Karaağa, Anbar, Kavuklar, Böğecik, Ağızboğaz ve hatta Çat Köyü dahi Divle halkından ayrıla gelmiş köylerdendir. Böylece Divle nin nüfusu azalır. Nahiyelikten köy durumuna gelir, bu arada nahiyelik 1913 yılında Divle den nüfusu ve coğrafi bakımından daha müsait olan Ayrancı ya verilir. Adına Osmaniye Nahiyesi denilir. Yalnız askerlik yönü Karaman ilçesine (Karaman 1989 yılında il olmuştur.) bağlı olmak üzere, diğer yönü ile de Ereğli ilçesine bağlı kalıyor. 

3-İLK BELEDİYE: Nahiye olduktan birkaç yıl sonra, nüfusun fazlalaşması ile belediye teşekkül ediyor. İlk belediye başkanı da Vahdi Baş seçiliyor.Tespit edildiğine göre Vahdi Baş ın belediye başkanlığı 13 yıl devam ediyor.Sonradan nüfusun azalması ile köy haline geçiyor. 1926 yılında nüfusun tekrar çoğalması ile Raşit Bey ikinci belediye başkanı seçiliyor.Raşit Bey de birkaç yıl belediye başkanlığı yapıyor.Nüfusun azalması ile tekrar muhtarlığa dönüyor. Bundan sonra İbrahim Onbaşı (Sayın), Mulla Mehmet (Neişci), Mehmet Yalçın, Kerim Kalkan, Ali Delice, Murat Ulusoy, Recep İşler, İsmail Yılmaz, İsmet Set ve Tevfik Baş bu şahıslar muhtar olmuşlar.Bunların önderliği sayesinde asıl hizmet halkın olanakları ile (imece usulü ile) bir çok memleket meseleleri ve problemleri ele alınmış,birlik ve beraberlik sayesinde aşağıdaki hizmetler yapılmıştır: Köy odasının, sarnıçların, ilk caminin, hükümet konağının, ilkokul binasının,istasyon yolunun yassı taşlarla, öğretmen evlerinin, selektör, bahçe arklarının yapımı, su deposunun yapılışı, kuran kursu binasının yapılışı, telefon şebekesinin yapılışı,  hela ve kaldırım işlerinin yapımı, Toros Dağlarından su arama çalışmaları, hudutların tespiti gibi işler yapılmıştır. © 2006, Ayrancı

:::::.....................................Geri..........................................::::::